TÜYAP'ın bu yılki anateması çeviri olunca Radikal Gazetesi bir soruşturma hazırlamış ve 45 yazara sormuş: "İyi ki Türkçeye çevrilmiş dediğiniz kitaplar nelerdir?"Yazarların vermiş olduğu yanıtlara göre ismi en çok söylenen kitap; Cervantes'in Don Quijote'u
İlk 10 için, ardından gelen 9 kitabın sıralaması ise şöyle:
2-Odysseia / Homeros
3-Kayıp Zamanın İzinde / Marcel Proust
4-Ulysses / James Joyce
5-İlahi Komedya / Dante Alighieri
6-Ses ve Öfke / William Cuthbert Faulkner
7-Suç ve Ceza / Fyodor Mihailoviç Dostoyevski
8-Gönülçelen / J.D. Salinger
9-Kuran-ı Kerim
10-Yüzyıllık Yalnızlık / Gabriel Garcia Márquez
Don Quijote'un birinciliğine değinildikten sonra şöyle bir açıklama yapılmış: "Her zaman ünlü bir kitap, ama bu listeye girebilmesinde muhakkak ki Yapı Kredi Yayınları’ndan çıkan Roza Hakmen imzalı tam çevirinin payı büyük."
Ancak bu kitabı Roza Hakmen tek başına çevirmedi, Ahmet Güntan'la birlikte çevirdiler. Güntan'ın ismi unutularak şahsına büyük bir ayıp yapılmış. Bu önemli bir gaf!
Bir kaç kitabın daha altında buna benzer açıklamalar var. Bu sözlerden çıkan anlamlar ise ayrı birer gaf! Doğrusu çok tuhaf buldum bu açıklamayı. Soruşturmaya katılan yazarlar yakın zamanda piyasaya çıkmış olan bu çevirileri okumadan önce bu kitapları başka çevirmenlerden okumamışlar da daha yeni mi okuyorlarmış? Don Quijote'u birinci seçen bu kadar yazar, Yapı Kredi yayınları bu kitabı yayınlayıncaya dek daha önce onu hiç okumamış demek... Hani şu istatistiki bilgilerde okumayan bir kitleden söz ediliyor ya, o kitlenin içindelermiş desenize! Bu açıklamadan bu anlam çıkıyor. Vahim! Bir vahim anlam daha: Bu kadar yazar sözleşmiş de kitabı bu yeni çevirisi ile okumaya karar vermiş!:)) Eski çeviriyi satın alıp okuyan ya da evinin kitaplığından indirip okuyan olmamış. İlla ki yeni çeviri! :)) Bir başka vahim durum daha: Soruşturmayı hazırlayanlar yazarları böyle bir kılıfa sokarak, bu yazarları reklamlarında kötü figüran olarak kullanmışlar! Onların üzerlerinden yeni kitapların reklamlarının yapılması istenmiş! Yani tamamen reklam kokan bir soruşturma... Bu daha da vahim!
Bu tür soruşturmaları artık ciddi bulmuyorum, çünkü hazırlayanlar hiç ciddi değiller. Bir zamanlar Notos Dergisi de buna benzer soruşturmalar yapıyordu. Birinde "internette edebiyat siteleri" üzerine idi soruşturma konusu. Ama yayınevlerinin isimleri ve bir kaç yazarın kişisel sitesi ile oluşturulmuş bir liste ile çıktılar okuyucunun karşısına. Oysa internette gerçekten edebiyat konuşulan, paylaşılan siteler vardı ama nedense soruşturmayı hazırlayanlar bu sitelerin adını dahi anmamışlardı. Ya derinlikli bir çalışma yapılmamış ve bu siteler keşfedilmeden, böyle uyduruk bir liste hazırlanmıştı ya da bu siteler görmezden gelinmişti. Bir diğer soruşturmada ise yine ünlü yazarlardan "yüzyılın 40 romancısı"nı belirleyecek bir liste isteniyordu. Ama nedense hiç bir kıstas yok! Neye göre, kime göre 40 romancı, belli değil. Seçiciler kurulu da "yüzyılın 40 romancısını seçme otoritesi" ya! Ortaya tuhaf bir liste çıktı. Bir de ekşisözlükle ilgili soruştuma faciası var ki, bilenler bilir, daha fazla deşmeyelim bu konuyu. :)) Neyse ki sağduyulu ve dikkatli okurların vermiş olduğu haklı tepkiler karşısında, Notos Dergisi soruşturma konusunda daha dikkatli olması gerektiğini fark etti. İyi de oldu. Bence Radikal Gazetesi de oturup yapmış olduğu şeyi gözden geçirmeli. Sayın Celal Soycan'ın şurada çok anlamlı bir yazısı var. Onun deyişiyle, ya bu süklüm püklüm soruşturmalardan artık vazgeçilmeli ya da bu işler ustaca ve lâyıkı ile kotarılmalı.
Dilime biber sürebilirsiniz... :)))
Not: Soruşturmaya katılan yazarların tüm yanıtlarına ve soruşturma yapanların açıklamalarına buradan ulaşabilirsiniz.


0 yorum:
Yorum Gönder